Tevbe nedir? Tevbe nasıl yapılır?

Tevbe Nedir?

Tevbe’nin lugat manası “geri dönmek” ve “yönelmek” anlamlarına gelir. Dini manada ise tevbe, kişinin yaptığı hata ve kötülüklerden, işlemiş olduğu günahlarından dolayı ciddi pişmanlık duyarak Allah’a yönelmesidir.

Tevbe nasıl yapılır?

Hata ve kusur biz insanoğluna aittir. Hatasız kul olmaz, İnsan isteyerek yada istemeyerek günah işler.

Önemli olan kişinin hata ve kusurunu anlaması ve Rabbine yönelerek derhal tevbe etmesidir.

Tevbe etmek isteyen, işlemiş olduğu günahlarından dolayı öncelikle kalben pişmanlık duyması, Allah’a yönelerek, dili ile “Estağfirullah” yada “Estağfirullah El-Azim” diyerek, Allah’tan avf ve mağfiret dilemesi neticesinde tevbe yapılmış olur.

Tevbe yapmanın zamanı yoktur. Kul işlemiş olduğu hatalardan dolayı hemen pişmanlık duyup, tevbe etmelidir.

Tevbenin sahih olması için, açıkça yapılma şartı yoktur, fakat açıkça yapılmazsa o günahı işlediğini bilenler, o kimseye, günaha devam ediyor diye suizan edebilir. Açıkça işlenen günahın tevbesini de, mümkünse açıkça yapmalı, günahımızı bilenlere, artık o günahı bıraktığımızı duyurmalıyız. Duyurulmasa bile, tevbe yine sahih olur.

 

Kuran’da tevbeye ilişkin ayetler:

“Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz” [Nur 31]

“Allah tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.”(Bakara, 2/222)

“Ey iman edenler. Allah’a nasuh (samimi-kesin) bir tevbe ile tevbe edin. Umulur ki Allah sizin kötülüklerinizi örter.” [Tahrim 8]

Nasuh tevbesinin ne olduğunu soran zata Peygamber Efendimiz:
“Tevbe-i nasuh, günahkârın işlediği günahtan pişman olması, Allah’tan mağfiret dilemesi, bir daha böyle bir günah işlememesi demektir.” [Beyheki]

 

Tevbe ile ilgili hadisler:

Yatağa girince, 3 defa “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel- kayyume ve etubü ileyh” diyenin günahları, deniz köpükleri kadar çok olsa da, affolur.) [Tirmizi]

(“Rabbim, seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Kötü işlerde bulundum. Senden başka günahımı affedecek yoktur. Beni affet!” diyenin karıncalar sayısınca günahı olsa, Allahü teâlâ affeder.) [Beyheki]


(Ey kullarım, koruduklarım hariç, hepiniz günahkârsınız, benden mağfiret dileyeni bağışlarım. Mağfiret etmeye kadir olduğuma inananı affederim.) [Tirmizi]

Ravi Haris İbnu Süveyd (ra) anlatıyor:
Abdullah İbnu Mes’ud (ra) bize iki hadis rivayet etti. Bunlardan biri Hz. Peygamber (sav)’den di, diğeri de kendisinden. Dedi ki: “Mü’min günahını şöyle görür: “O, sanki üzerine her an düşme tehlikesi olan bir dağın dibinde oturmaktadır. Dağ düşer mi diye korkar durur. Facir ise, günahı burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür” İbnu Mes’ud bunu söyledikten sonra eliyle, şöyle diyerek, burnundan sinek kovalar gibi yapmıştır. Sonra dedi ki: “Ben Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini duydum: “Allah, mü’min kulunun tevbesinden, tıpkı şu kimse gibi sevinir: “Bir adam hiç bitki bulunmayan, ıssız, tehlikeli bir çölde, beraberinde yiyeceğini ve içeceğini üzerine yüklemiş olduğu bineği ile birlikte seyahat etmektedir. Bir ara (yorgunluktan) başını yere koyup uyur. Uyandığı zaman görür ki, hayvanı başını alıp gitmiştir. Her tarafta arar ve fakat bulamaz. Sonunda aç, susuz, yorgun ve bitap düşüp: “Hayvanımın kaybolduğu yere dönüp orada ölünceye kadar uyuyayım” der. Gelip ölüm uykusuna yatmak üzere kolunun üzerine başını koyup uzanır. Derken bir ara uyanır. Bir de ne görsün! Başı ucunda hayvanı durmaktadır, üzerinde de yiyecek ve içecekleri. İşte Allah’ın, mü’min kulunun tevbesinden duyduğu sevinç, kaybolan bineğine azığıyla birlikte kavuşan bu adamın sevincinden fazladır.” Müslim’in bir rivayetinde şu ziyade var: “(Sonra adam sevincinin şiddetinden şaşırarak şöyle dedi: “Ey Allah’ım, sen benim kulumsun, ben de senin Rabbinim” [Buhari, Da’avat 4, Müslim, 3, Tirmizi, Kıyamet 50]

Rabbim tevbelerimizi kabul etsin.

Selam ve Dua ile..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir