Devlet malından hırka aşıranın durumu

Devletin malı deniz, yemeyen keriz sözünü duymuşsunuzdur. Devlet malından hırka aşıran bir adamın durumu hakkında Peygamberimize kulak verelim.

Hazret-i Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

“Hayber savaşının vukû bulduğu gün Resulullah (asm)’in ashâbından birkaç kişi gelerek ‘Filân şehit, filân şehittir!..’dediler. Nihayet bir kişinin yanına vararak ‘Bu da şehittir!’ dediler.

Bunun üzerine Resulullah (asm):

“Hayır! Ben onu aşırdığı bir hırka yahut yağmurluktan dolayı cehennemde gördüm.” buyurdu. (Müslim, Îmân 182. Ayrıca bk. Dârimî, Siyer 48.)

Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

“Resulullah (asm) ile birlikte Hayber savaşına çıktık. Allah da bize fethi müyesser kıldı. Ganimet olarak altın ve gümüş almadık. Sadece eşya, yiyecek ve giyecek aldık. Sonra Vâdil-kurâ’ya çekildik. Resulullah (asm)’in kölesi gölgeliğe girmek için ayağa kalktı. Bu esnada kendisine bir ok isabet etti, eceli de bundan oldu.

Resulullah (asm):

“Hayır! Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Hayber’de taksim edilmemiş olan ganimetlerden almış olduğu şu hırka ateş olmuş, onun üzerinde alev alev yanmaktadır.” buyurdu.

Herkesi bir korku almıştı. Derken bir kimse bir veya iki adet pabuç tasması getirdi ve: ‘Yâ Resulellah! Bunu Hayber’de almıştım.’ dedi.

Resulullah (asm) şöyle buyurdu:

“Ateşten bir pabuç tasması, yahut ateşten iki pabuç tasması!” (Müslim, h.no: 115)

“Kimin ruhu şu üç şeyden uzak olarak bedenini terkederse cennete girer: Kibir, hâinlik ve borç.” (Tirmizî – İbn-i Mâce)

Abdullah bin Amr İbni Âs (r.a.)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Resulullah (asm)’in seferde eşyasına bakan Kirkire adında biri vardı, günün birinde öldü. Resulullah (asm) onun için:

‘Bu adam cehennemliktir!’ buyurdu.

Ashâb: ‘Acaba neden ki?’ diye bakmaya gittiler. Ganimet malından aşırmış bir abayı yanında buldular.” (Buhârî, Cihâd 190. Ayrıca bk. İbni Mâce, Cihâd 34.)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kimsenin, Müslümanların ganimetinden (devlet malından) olan bir hayvana, zayıf düşürüp de öyle geri verecek şekilde binmesi helâl değildir. Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kimsenin bir elbise eskitip de öyle geri verecek şekilde giymesi helâl değildir.” (Ebu Dâvud)

Rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) Efendimiz Selmân-ı Fârisî -radiyallahu anh-ı ganimetleri korumakla vazifelendirmişti. Derken bir kimse gelerek: “Selman! Elbisem yırtık idi. Ganimetten bir iğne iplik alıp onu diktim. Bana günah var mı?” diye sordu. Selman (r.a.): “Her şey miktara göredir.” diye cevap verdi. Bunun üzerine o kimse elbisesinden o ipliği çekip çıkararak, ganimet malının içine kattı.

Bir kimse ganimet içinden bir veya iki ayakkabı bağı alıp: “Bunları Hayber günü ben ele geçirmiştim.” dedi.

Bunun üzerine Resulullah (asm) Efendimiz:

“Cehennemde olan bir veya iki ayakkabı bağı!” buyurdu. (Buharı, Meğâzî 38, Eymân 33; Ebu Dâvud, Cihad 2711; Nesâî, Eymân 38)

Devlet malında tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğunu asla unutmayalım…

 

 

 

Kaynak: sorularlaislamiyet.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.