Neden Risale-i Nur?

Risale-i Nur, meslek ve meşrep olarak tarikat ve tasavvuf değildir. Nur mesleği,tarikat berzahına girmeden hakikatleri doğrudan Kur’an’dan alan ve bu hususta sahabelerin mesleğini ölçü tutan bir cemaat hareketidir. Yani Risale-i Nur dairesinde tasavvufta olduğu gibi riyazet, çile, uzlet, erbain gibi terbiye metotları yoktur. Nur talebeleri direkt sünnet yolu ile ıslahı nefis eder. Nur talebelerinin bütün amacı,tahkiki imanı elde edip, farzları yapıp, günahlardan kaçınmak ve sünnete ittiba etmektir, denilebilir. Bunun dışında harici ve özel bir terbiye metodu yoktur, aynı şeriattır.

Tarikatta ise riyazet, çile, rabıta, şeyhte fena bulmak, seyrü sülûk gibi araç ve vasıtalarla nefsi terbiye ve tezkiye etmek ve ondan sonra hakikatleri elde etmek esastır. Bu yol hem uzundur, hem meşakkatlidir. Ama gidebilen için gayet güzel ve şirin bir manevi seyahattir. Uzun ve meşakkatlidir derken, bu zamanın insanlarının bu yola müsait olmamasını kast ediyoruz. Yoksa tasavvuf ve tarikat yolunun -haşa- hata ve yanlış olduğuna dair bir fikir ya da düşüncemiz kesinlikle yoktur.

Üstad Hazretleri bu iki mesleğin farkını şu temsil ile akla yaklaştırır:

“Sahâbelerin kurbiyet-i İlâhiye noktasındaki makamlarına velâyet ayağıyla yetişilmez. Çünkü Cenâb-ı Hak bize akrebdir ve herşeyden daha ziyade yakındır; biz ise Ondan nihayetsiz uzağız.”

“Onun kurbiyetini kazanmak iki suretle olur: Birisi: Akrebiyetin inkişafıyladır ki, nübüvvetteki kurbiyet ona bakar ve nübüvvet veraseti ve sohbeti cihetiyle Sahâbeler o sırra mazhardırlar.”

“İkinci suret: Bu’diyetimiz noktasında kat-ı merâtip edip bir derece kurbiyete müşerref olmaktır ki, ekser seyr ü sülûk-u velâyet ona göre ve seyr-i enfüsî ve seyr-i âfâkî bu suretle cereyan ediyor.”

“İşte, birinci suret sırf vehbîdir, kisbî değil. İncizabdır, cezb-i Rahmânîdir ve mahbubiyettir. Yol kısadır, fakat çok metin ve çok yüksektir ve çok hâlistir ve gölgesizdir. Diğeri kisbîdir, uzundur, gölgelidir. Acaip harikaları çok ise de, kıymetçe, kurbiyetçe evvelkisine yetişemez.”

“Meselâ, nasıl ki dünkü güne bugün yetişmek için iki yol var: Birincisi, zamanın cereyanına tâbi olmayarak, bir kuvvet-i kudsiye ile, fevkazzaman çıkıp, dünü bugün gibi hazır görmektir. İkincisi, bir sene kat-ı mesafe edip, dönüp dolaşıp düne gelmektir. Fakat yine dünü elde tutamıyor; onu bırakıp gidiyor.”

“Öyle de, zâhirden hakikate geçmek iki suretledir: Biri, doğrudan doğruya hakikatin incizabına kapılıp, tarikat berzahına girmeden, hakikati ayn-ı zâhir içinde bulmaktır. İkincisi, çok merâtipten seyr ü sülûk suretiyle geçmektir. Ehl-i velâyet, çendan fenâ-i nefse muvaffak olurlar, nefs-i emmâreyi öldürürler; yine Sahâbeye yetişemiyorlar. Çünkü Sahâbelerin nefisleri tezkiye ve tathir edildiğinden, nefsin mahiyetindeki cihâzât-ı kesire ile, ubudiyetin envâına ve şükür ve hamdin aksâmına daha ziyade mazhardırlar. Fenâ-i nefisten sonra ubudiyet-i evliya besâtet peydâ eder.” (Sözler – Risale-i Nur Külliyatı)

Hakikat ilmi, tarikat ve tasavvuf mesleğine girmeden, doğrudan ve vehbi bir şekilde imana dair meselelerin kalp ve ruhta inkişaf etmesidir. Kul bu cihette aczini ve fakrını şefaatçi yapıp, doğrudan dergah-ı İlahiye’ye iltica ederek, hakikatlerin inkişafını talep ediyor. Allah da bu aczin ve fakrın hürmetine o kuluna vehbi bir şekilde hakikatleri en parlak bir şekilde açıp ihtar ve ilham ediyor. Sahabelerin, müçtehitlerin ve müceddidlerin yolu bu minval üzeredir. Risale-i Nurların yolu da aynı şekildedir.

Yoksa hakikat tabiri hak ve doğrunun birebir mukabili olup, bunun dışındakilerin batıl ve yanlış olduğu vurgulanıyor değildir. Hakikat tabiri, iki hak meslek arasındaki nüans ve farka işaret ediyor.

Tasavvuf yolu bin yıl İslam’a hizmet etmiş ve milyonlarca evliya ve asfiyanın yetişmesine vesile olmuş nurani ve hakikatli bir meslektir. Bu mesleği inkar edip önemsiz görmek kimsenin haddine olamaz. Lakin zamanın şartları bazı hak meslekleri revaçtan düşürüp bazı disiplinlerini uygulanamaz hale getirebilir. Ya da kabuk değiştirmesine zorlayabilir. Üstad Hazretlerinin işaret ettiği nokta burasıdır.

Kaynak: sorularlarisale.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir