Bir hatıra: İlacı alan kurtulur!

Mehmed Kırkıncı hocamız, Mesnevi’den bir bahsi okurken şu hatırasını anlattı:

“Geçen sene İstanbul’a geldiğimde kardeşler bir evde toplanmışlar. Bir arkadaşla beraber gittik. Kalabalık bir cemaat vardı. Dersi okuduk. Sonra çaylar geldi ve sualler başladı. Birisi parmak kaldırdı:

“Hocam, Üstad ‘Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin âlem-i İslâmdan nefiy ve ihracına Risale-i Nurca verilen karar infaz edilmiştir’ diyor. Ama ortalık kâfir dolu. Nerde infaz?”

Orada birden aklıma geldi. Dedim ki:

“Bir doktor kansere karşı bir ilaç bulsa dese ki ‘benim bu ilacım kanseri yeryüzünde bitirmiştir.’O böyle diyor ama o ilacı alan mı kurtulur, almayan mı? Alan kurtulur. Risale-i Nur’da böyle bir ilaç ama onu ancak okuyan böyle hastalıklardan kurtulur. Alıp okumayan kurtulamaz. İlaç bulunmuş ama, biz acaba pazarlayabiliyor muyuz?”

Bu cevabım oradaki cemaatin de çok hoşuna gitti. Teşekkür ettiler.

Biz de, Risale-i Nur’un bu zamanın manevi bir ilacı olduğuna dair üç söz nakledelim istedik.

‘Esrar-ı Kur’âniyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasip bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına maruz heyet-i İslâmiyeye en nâfi bir nur ve dalâlet vâdilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.’ Bediüzzaman

‘Bu enharda öyle azîm şifalar var ki, hastalar içse, her türlü devayı içinde bulurlar. Yaralılar içse, bin türlü yaralarına merhem bulurlar. İhtiyarlar içse, hayat-ı ebediyenin civanmerd gençlerinden olurlar. Tazeler içse, saadet-i dâreyni bir anda elde ederler.’ Hüsrev Altınbaşak

‘Evet, Risale-i Nur, o tahribatı Kur’ân’ın elmas hakikatleriyle ve Kur’ân-ı Kerimdeki en kısa ve en müstakim bir tarikle tamir ve o yaraları, Kur’ân-ı Hakîmin eczahâne-i kübrasındaki edviyelerle tedavi ediyor ve edecektir.’ Zübeyir Gündüzalp

Allah (cc) cümlemize okumayı anlamayı ve hayatımızda tatbik etmeyi nasip eylesin inşallah. Amin..

Selam ve Dua ile

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir