Ay ve Güneş tutulmasının hikmeti

Ay ve güneş tutulması esnasında namaz kılmak sünnettir. Güneşin ve ayın tutulmaları, küsuf ve husuf namazları denilen iki özel ibadetin vakitleridir. Yani; gece ve gündüzün nurani âyetlerinin perdelenmesiyle Allah’ın büyüklüğünü ilana sebep olduğundan, Cenab-ı Hak kullarını o vakitte bir nevi ibadete davet eder.

Yoksa o namaz, (açılması ve ne kadar devam etmesi, astronomi hesabiyle belli olan) ay ve güneşin açılmaları için değildir. Güneşin batmasıyla akşam namazının vakti girdiği gibi, güneşin tutulması da küsuf namazının vaktidir.

Güneş ve ay tutulmaları, küsuf ve husûf namazlarının vakitleridir. Yani gece ve gündüzün ışık kaynağı olan güneş ve ayın, muvakkat bir zaman için gölgelenmesi, azamet-i İlâhiyyenin ilânına sebeb olduğundan, Cenâb-ı Hak kullarını o vakitte bir nevi ibâdete dâvet etmektedir. Yoksa kılınan namaz, devam etme süresi astronomi hesaplarıyla belli olan ay ve güneş tutulmasını ortadan kaldırmak için değildir.

Güneş ve ay tutulmalarının ne gibi muazzam kanunlar dairesinde vücuda geldiği malûmdur. Binaenaleyh mütefekkir bir insan için, bu kanunları böyle muntazam ve mükemmel olarak yaratan Hâlik-ı Zü`l-Celâl`in kudret ve azametini düşünmek, O`nun izzet ve kibriyası önünde mütezellilâne secdeye kapanmak en yüksek bir vazifedir.


Hz Muhammed (sav) buyurdular:

“Güneş ve ay Allâh’ın varlık ve birliğine delâlet eden alâmetlerden sâdece ikisidir. Şâyet bunlar tutulursa, duâ edin, Cenâb-ı Hakk’a yönelip ona ilticâ edin, Allâh’ın büyüklüğünü hatırlayın, namaza durup Allâh’ı zikretmeye koyulun ve sadaka verin…” (Bkz. Buhârî, Küsûf, 2, 4)

 

Kaynak: sorularlaislamiyet.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir